YARATICI DRAMA – EĞİTİMDE DRAMA
Yaratıcı drama bir eğitim yöntemidir. Ezberci eğitim anlayışına karşı gelen, öğretilen değil, öğrenen odaklı, bilgi aktarma değil, bilgi oluşturmaya yönelik, katılımcıların süreç boyunca aktif rol aldığı bir eğitim yöntemidir. Yaratıcı drama, tümel bir eğitim yöntemidir. Katılımcı sadece dinleyerek değil, konuşarak, dokunarak, görerek, hissederek, düşünerek, alternatif üreterek, eleştirerek, yaratıcılığını kullanarak katılım sağlar.
Kullanım olarak “yaratıcı drama – creative drama”, “eğitimde drama - drama in education” veya “drama” tanımlarının üçü de doğrudur. Drama, somut veya soyut herhangi bir kavramın, konunun, bir grupla birlikte ve bu grubun yaşantılarından yola çıkarak, oyunsal ve sanatsal etkinliklerle birlikte rol oynama, doğaçlama gibi teknikler ile canlandırılarak işlendiği, değerlendirildiği eğitim süreçlerdir.
Süreçleri oturumlar şeklinde gerçekleşir. Her bir oturum, kullanılacak tekniklere ve katılımcı yaş grubuna bağlı olarak değişir. Örneğin yetişkin bir grupta 3 saatlik oturumlar halinde uygulanabilir. Oturum, katılımcıların ortama, kişilere, eğitmene, yaratıcı dramaya ısındıkları “hazırlık” aşamasıyla başlar. Bu aşamada özel seçilmiş oyunlarla ve etkinliklerle katılımcılar günlük yaşaman uzaklaştırılarak, eleştirel bakabilecekleri, yaratıcılıklarını kullanabilecekleri, mevcut bilgi ve tecrübelerini paylaşacakları “canlandırma” aşamasına hazırlanılır. Canlandırma aşamasında daha çok rol oynama ve doğaçlamalarla seçilen konu derinlemesine paylaşılır. Rol oynama ve canlandırmalar öncesi devam eden hazırlık süreci çok önemlidir. Canlandırma aşamasının verimli geçmesi, konunun anlaşılabilmesi, bu rol oynama ve canlandırmalara bağlıdır. Rol oynama için tiyatro eğitimi almaya gerek yoktur çünkü dramada rol yapılmamakta, oynanmaktadır. Her yaştan insanın yeterli hazırlık süreciyle çok başarılı roller oynayabildiği görülmektedir. Oturumun son aşamasında ise tüm katılımcıların ve liderin süreci değerlendirmesiyle son bulur. “Değerlendirme” aşaması cümlenin açık kalmaması için sonuna konulan nokta gibidir. Hem süreçte öğrenilenler, hissedilenler hem de konunun doğrularının ve yanlışlarının tartışıldığı bölümdür. Bir konu birden fazla oturumda işlenebileceği gibi, bir oturumda birden fazla konu da işlenebilir.
1910’lu yıllardan itibaren, ihtiyaçtan doğarak gelişmeye başlayan yaratıcı drama eğitim yöntemi, 1960’lardan sonra özellikle İngiltere’de Doroty Heatcote öncülüğünde, ABD ve Almanya’da başta olmak üzere yoğun şekilde kullanılmaya başlanmıştır. 1985 yılında ilk defa Türkiye’ye Prof.Dr. İnci San ve Tiyatrocu Tamer Levent iş birliğinde getirilmiş ve seminerlerle öğretmenlere anlatılmaya başlanmıştır. 1990 yılında Çağdaş Drama Derneği kurularak çalışmalara hız verilmiştir. Derneğin çalışmaları ile 1990 yılında ilk defa Ankara Üniversitesi’nde lisans üstü eğitim programı olarak kullanılmış, 1996 yılında Üniversitelerin okulöncesi ve sınıf öğretmenliği bölümlerinde zorunlu ders olmuş, 2001 yılında ise tüm öğretmenlik lisans programlarında zorunlu ders haline gelmiştir. Halen üniversitelerde yaratıcı drama öğretmenliği lisans programı olmadığı için, 1990 yılında kurulan ve 2004 yılında MEB tarafından onaylanan programı ile Çağdaş Drama Derneği Türkiye’deki bu açığı kapatmaya çalışarak yaratıcı drama öğretmenliği (eğitmenliği /liderliği) eğitimlerini vermektedir. Halen Türkiye’deki yaratıcı drama eğitmenleri sayısı yüzlerle ifade edilmektedir.
Yaratıcı drama dersleri, anlatım, seminer, sunum vb. yöntemlerle işlenen derslere göre çok farklıdır. Dersin işlenmesinde duyulması/görülmesi dışında, eleştirilmesi/ araştırılması/ulaşılması için emek verilmesi/hissedilmesi gibi süreçlerle öğrenilmesini kolaylaştırmakta, denenmesini sağlamakta ve kalıcı olmasını sağlamaktadır.
Yaratıcı drama ile bir oturumda tanışmayanlar için kelimelerle anlatmak zordur, anlaşılması için ne olup ne olmadığını ve faydalarını maddelemek de yararlı olabilir;
- Günlük kullanımımızdan olan dram ve dramatik kelimelerinde olduğu gibi hüzünlü, acıklı durumları nitelemez, drama farklı bir kelimedir ve (aksi özellikle tercih edilmediği sürece) OLDUKÇA EĞLENCELİ EĞİTİMLERDİR.
- Tiyatro ve/veya tiyatro eğitimi ile ilgili değildir, içinde ROL OYNAMA/ DOĞAÇLAMA/ SAHNELEMELER YER ALIR. Sadece oyun oynayıp eğlenmek değildir, OYUNLARLA ODAKTAKİ KONUYU ÖĞRENMEKTİR.
- Sadece okul öncesi çocuklara verilen eğitim değildir. YETİŞKİNLERİN DAHA FAZLA ÖĞRENDİĞİ SÜREÇLERDİR. Uzun süre özellikle ilköğretimde ve okul öncesinde kullanıldığı için böyle sanılabilir.
- Yaratıcı drama yönteminde, katılımcılar dinleyici gibi pasif rolden çıkıp, aldıkları aktif rol ile –mış gibi yaparak gruplar halinde canlandırmalar yapmakta, canlandırma için hazırlanırken ve canlandırırken, iletişim, takım çalışması, empati, problem çözme, çatışma yönetimi, liderlik vb. becerilerini doğal olarak kullanmaktadır.
- Yaratıcı drama, sosyal bir etkinliktir. Her katılımcının söz aldığı, paylaştığı, tartıştığı oyunlar, canlandırmalar ve değerlendirmeler içermektedir. Bu da katılımcının kimseyle konuşmadığı, hatta bazen dinlemediği ve bakmadığı klasik eğitimlere oranla Sosyal Becerilerin artışına katkısı yüksek olmaktadır.
- Yine konudan bağımsız olarak yaratıcı düşünmeyi, farklı açılardan bakabilmeyi ve eleştirel düşünmeyi geliştirir. Demokratik turumun gelişmesinde, kullanılmasında faydalı olur. Her oturumda birçok karar vermesi, problemi çözmesi, iletişim içinde olması, takımı ile ortak bir hareketi belirleyip uygulaması gerektiği için her anı aktif katılımlı eğitimlerdir. Böylece katılımcının kendini tanımasına ve farkındalığının artmasına katkı sağlar.
Yetişkin eğitimlerinden, kişisel gelişim eğitimleri ile ilgili şu yorum yapılabilir; Konusu sosyal beceri olan bu eğitimlerden sonra öğrenen verilen malumatları almış ve bilgi edinmiş olabilir. Ancak bunları yaşamında uygulayamıyorsa öğrenmiş sayılamayacak ve sadece farkındalık yaratılmış olacak bu farkındalık ise davranış değişimi yaratamayacaktır. Ayrıca klasik eğitim ile öğrendiklerinin hiçbirini öğrenme sürecinde dahi uygulayamamış olacaktır. Yaratıcı drama, eğitim sistemindeki bu açığı kapatabilmektedir.
Kişisel gelişim eğitimlerinde kişiye, kendisini tanıması, potansiyelinin farkına varması için yardım edilmektedir. Kişisel gelişim eğitimlerinin çoğunun klasik yöntemlerle verilmesi ya da kişisel gelişim bilgilerinin kitaplar yolu ile alınması, sosyal beceri bilgilerini sadece bilişsel yolla verebilmekte, bu bilgilerin günlük hayatta kullanılmalarını sağlayamamaktadır. Hatta özellikle kişileri uzak hedeflere yönlendiren kişisel gelişim eğitimlerinin ve kitaplarının birçoğu artık alana hizmet etmemekte ve kişileri yetersiz olduklarına inandırmakta, yakın hedeflere dahi ulaşmalarını engellemektedir.
Yaratıcı drama eğitimleri, içindeki küçük başarı yaşantıları ile kişilere yapabilirim duygusunu yaşatmakta ve özgüven gelişiminde aktif rol almaktadır. Ayrıca yine eğitimin içinde sosyal beceri bilgilerinin çok yoğun kullanılması ile bu bilgilerin gerçek yaşamda da kullanılmaları sağlanabilmektedir. Kişiler, kendi yaşadıklarından ve gördüklerinden yola çıkılarak gerçekleştirilen eğitimlerde, yukarıda belirtildiği gibi ulaşılamayacak hedeflere yönlendirilmemiş olmaktadırlar. Ayrıca eğitimlerin içindeki oyun, doğaçlama ve rol oynamalar ile genel olarak eğlenceli geçen eğitimler, öğrenme ilkelerinden olan keyif alınan ortamlardaki öğrenmenin kalıcılığı artmaktadır.
Yaratıcı drama, tümel bir öğrenmeyi gerçekleştirebilecek özelliklere sahiptir, öğrenmede bilişsel, duyuşsal ve devinişsel alanlarının eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesini kolaylaştırır ve öğrenmenin yaşantısal hale getirildiği uygulamalardan oluşur.
Yaratıcı drama bir grup etkinliğidir. Yaratıcı drama katılımcıların tecrübelerine dayalıdır ve katılımcıları merkeze alır. Sonuç değil süreç odaklı bir çalışmadır. Yaratıcı drama disiplinler arası bir alandır. Bu alanlar, eğitim, psikoloji, sosyoloji, sosyoloji, felsefe, program geliştirme, öğretim ilke ve yöntemleri, resim, heykel, edebiyat vb. tüm sanat alanları, tiyatro, dramaturgi, sahne bilgisidir. Yaratıcı drama oyunların tüm genel özelliklerinden yararlanır.
Eğitim ilkelerine göre kişi kendi ilgisinin olduğu konuları daha kolay öğrenmektedir. Oturumların kişilerin tecrübesine dayanıyor olması ilgili daima maksimumda tutmaktadır. Ayrıca yine eğitim ilkelerinde konu edildiği üzere, bir bilginin kalıcı olabilmesi, o bilginin öğrenimindeki duyu sayısı ile doğru orantılıdır. Bu nedenle en iyi öğrenme yaşayarak olduğu için, bu durumun bizi hayatla başa çıkmada mutlu olmada başarılı yapacağı için çocuklar doğal olarak en çok evcilik, savaş, kovboyculuk, doktorculuk oynayarak bu becerilerini test ederler.
İnsanın sosyal becerileri bir bütündür ve iç içe geçmiştir. Bu becerileri birbirinden ayırmak olanaksızdır. Bu nedenle kişisel gelişim eğitimlerinde de konular birbirinden bağımsız olamamaktadır. Eğitim konuları her kaynakta, her eğitmende ve her eğitim kuruluşunda farklılık gösterebilmekle birlikte bir konu diğerlerinden soyutlanarak anlatılamamaktadır. Yaratıcı Drama ise konudan bağımsız olarak tüm bu becerileri otomatik olarak içerdiği için, odak noktasına alınacak her kişisel gelişim eğitiminde daha başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Yaratıcı drama çalışmalarında, katılımcılar hangi yaş grubunda olurlarsa olsunlar, yaratıcı etkinliklerle önemli değerler kazanırlar; hayal gücünü geliştirmeyi, bağımsız düşünebilmeyi, iş birliği yapabilmeyi, sosyal duyarlık yaratmayı, duygunun sağlıklı bir biçimde boşalımı ve kontrolü, dil gelişimi ve daha iyi konuşma alışkanlığını bu değerler arasında sayabiliriz. Yaratıcı drama, sahip olduğu pek çok özellik nedeniyle bilişsel, duyuşsal ve devinişsel becerilerin, diğer bir deyişle sosyal becerilerin öğretilmesinde etkin ve etkili bir öğretme ve öğrenme yöntemi olarak görünmektedir.
Sürekli olarak doğrunun ne olduğunu dikte eden eğitimler insanı örnek bir prototipe benzetebilecektir. Doğru olan ise eleştirel düşünebilen, yaratıcı bireyler haline gelebilmektir. Problemler karşısında yeni çözümler bulabilmek ve hızla değişen dünyaya uyum sağlayabilmek için yaratıcı düşünebilme yetisi çok önemli hale gelmiştir.
Oyunun, sanatın ve yaratıcı drama tekniklerinin özellikleri ile kaynaştırılmış olarak yaratıcı drama yöntemi ile işlenen eğitimlerin öğrenmede, klasik yönteme göre daha kalıcı ve davranışa yönelik izler bıraktığı görülmektedir. Özellikle davranış değişikliğine yönelik olan kişisel gelişim eğitimleri gibi eğitimlerde yaratıcı drama yönteminin kullanılması çok daha olumlu sonuçlar vermektedir.
Kaynakça
Ömer Adıgüzel, Yaratıcı Drama, 2012
Oktay Ön Stres Yönetimi Eğitim Projesi, 2009.
www.yaraticidrama.org
Paylaş: