Kitabın Adı : Stres ve Başaçıkma Yolları / 1986
Kitabın Yazarı : Acar Baltaş / Zuhal Baltaş
Psikolog doktor olan eşlerin 1981 sonrasında odaklandıkları stresle ilgili bilgilerini aktardıkları 1986 yılı basımlı kitapları sanırım bu anlamda Türkiye’deki ilk kişisel gelişim kitabı olabilir. Kitabın konusu stres, çeşitleri, ortaya çıkardığı problemler, başaçıkma yolları olsa da Baltaş’lar aynı zamanda insan ilişkileri, iletişim, aile yapısı, toplum üzerindeki bilgi birikimlerini de stres odağından kitaba aktarmışlar. Türk kültüründe ekip çalışması, iletişim, stres, liderlik, başarı, yönetim vb. konulardaki eğitimlerin başlangıcı olan bu kitapta stres kavramının tarihsel gelişimi, çeşitli testler ve başaçıkma yolları gibi kısmen akademik bilgiler olsa da kitap genel anlamda rahat okunabilir. Acar Baltaş bu kitapla birlikte aranan kişisel gelişim eğitimcilerinden biri durumuna gelmiş ve yazdığı kitaplar vermiş olduğu seminerlerle 20 yılı aşkın süredir bu alanda çalışmaya devam etmiştir.
“Stres Latince’de “Estricia”, eski Fransızca’da “Estrece” kelimelerinden gelmektedir. Webster sözlüğünde kelimenin isim olarak sekiz, fiil olarak dört farklı anlamı vardır. Zorlanma, gerilme, baskı, dert, keder, elem, felaket, musibet, bela, bütünlüğü koruma, esas duruma dönme. Stres kelimesi dilimizde iki anlamda kullanılmaktadır. Birincisi organizmanın denge mekanizmalarının bozulduğunda gösterdiğinde fizyolojik, kimyasal ve psikolojik tepkilerini (İngilizce, stress) açıklar, ikincisi ise bu dengeyi bozan etkenleri (İngilizce stressors) tanımlamak için kullanılmaktadır. Günümüzde stres o kadar büyük bir başlık altında toplanmaktadır ki artık stresin ne olduğunun değil, ne olmadığının açıklanması daha kolay hale gelmiştir. Üniversite öğrencileri arasında yapılan ankette stres kavramını kullanan öğrencilerin %92’si kavramı bunalmak, sıkılmak, zorlanmak gibi durumları anlatmak için kullandıkları ortaya çıkmıştır…
Olay anında, kişinin kontrolünün olmadığı durumlarda stres tepkilerinin arttığı ve kişinin seçeneklerinin olduğu durumlarda daha kontrollü olduğu gözlenmiştir. Kontrol odağı da etkendir. İki tür kişilik vardır. Kontrol odağı kendi olanlar ve kontrol odağı kendi dışında olanlar. Ebeveynler, aile, öğretmen, polis, asker vb. sürekli dış odak tarafından yönlendirilen çocukların büyüdüğü Türkiye’de, Dünyanın en disiplinli ordusunu ve en disiplinsiz trafiğini yaratmalarına şaşmamak gereklidir…
Kişinin sahip olduğu iş, onun toplumsal statüsünü, hayattan aldığı doyumu, ailesine sağladığı imkanları ve hayattan aldığı zevki belirler. Yüzyılın başında S.Freud, “İnsanın sağlığını koruyan iki faktör vardır. İşini sevmesi ve hayatı sevmesi” demiştir…”
Paylaş: