• onoktayon@gmail.com
  • Mustafa Kemal Mh. 2131. Cd. No: 20 / 4 06530 Çankaya / Ankara
 

Oyunun Toplumsal İşlevi Üzerine Bir Deneme │ Johan Huizinga

Kitabın Adı : Homo Ludens, Oyunun Toplumsal İşlevi Üzerine Bir Deneme / 1951
Kitabın Yazarı : Johan Huizinga
 
Bir tarihçi olan Huizinga kitabında oyun kavramı ve insan hayatındaki yerini incelenmekle birlikte Oyun ve Kültür, Oyun ve Hukuk, Oyun ve Savaş, Oyun ve Şiir gibi çeşitli kavramların da analizini yapmaktadır. Kitabına “Oyun kültürden daha eskidir. Nitekim, kültür kavramını ne kadar daraltsak da, bu kavram her halükarda bir insan toplumunun varlığını gerektirir ve hayvanlar kendilerine oyun oynamalarını öğretmesi için insanın gelmesini beklememişlerdir.” diyerek hızlı bir giriş yapmaktadır. Hayvanların oynadığı oyunlarla oyun oynamanın insana özgü olmadığını, irrasyonel olduğunu, Akıllı İnsan (homosapiens) veya Alet Kullanabilen İnsan (Homofaber) tanımlamaları yerine Oyun Oynayan İnsan (Homo Ludens) kavramını tartışmaya açmıştır.
Kitapta yer alan oyun’un tanımı, kuralları, ciddiyet gerektirdiği, gerekliliği, ortaya çıkışı, kültürlere etkisi vb. açıklamalardan dolayı bir kaynak eser halini almış ve 60 yılı aşkın süredir okunmaya devam etmektedir.
“Oyun, özgürce razı olunan, ama tamamen emredici kurallara uygun olarak belirli zaman ve mekan sınırları içinde gerçekleştirilen, kendi özgü amaca sahip olan, bir gerilim ve sevinç duygusu ile ‘alışılmış hayattan’ ‘başka türlü olmak ’bilincinin eşlik ettiği hayvan, çocuk ve yetişkinlerin katıldığı eylem ve faaliyettir. İster çocuklara ister yetişkinlere ait olsun, her oyun ancak tam bir ciddiyet içinde oynanabilir. Ciddiyet oyunu dışlar, ama oyun ciddiyeti kapsar. Yetişkin kişi tıpkı çocuk gibi, zevk ve rahatlama için, ciddi hayat düzeyinin altında oyun oynamaktadır. Oyundaki gerilim yeterince yükseldiğinde, oynayan oyun içinde olduğunu unutacak kadar ciddileşir…
Oyunun zıddı bize göre ciddiyettir ve aynı zamanda daha özel bir anlamda çalışmadır… Oyun ciddiyet kavramından daha üst bir düzlemde yer almaktadır. Ciddiyet, oyunu dışlarken, oyun ciddiyeti rahatlıkla içerebilir… Önem duygusunu ve oyunun değeri belirleyen gerilimdir ve gerilim artınca da oyuncu oyun oynadığını unutur…
Oyuna toplumlarımızda artık yer yok; hayatın bütünlüğünden dışlanıp, sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı… Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için…” 
Altırenk olarak “Sizi ciddiyete değil, Oyunlarımızı ciddi oynamaya bekliyoruz”.

Paylaş: