Kitabın Adı : Estetik / 2013
Kitabın Yazarı : Christopher Kul-Want-Piero
Güzellik, Yücelik, İyilik, Hoşluk vb. kavramlarla estetik ve sanat kavramlarının ve bu iki kavramın tarihçesinin detaylandırıldığı kitabın temelini felsefenin bir alt dalı olan estetik oluşturmaktadır. Estetikle birlikte Estetik’in cevap aradığı soruları da içermektedir.“Grekçe “aisthetikos” kavramından gelen estetik kelimesi, duyularla algılanabilen şeyler anlamına gelir ve güzelliği ve güzel sanatların doğasını inceleyen bir felsefe dalı olarak tanımlanabilir. Her ne kadar estetiğe ilişkin konular ilk çağlardan itibaren filozoflar tarafından tartışılmışsa da, bağımsız bir araştırma alanı olarak ilk defa Alman düşünürü Alexander Baumgarten (Aleksandır Bomgarten, 1714-1762) tarafından geliştirilmiştir. Baumgarten’e göre estetik, duyusal bilginin bilimidir, konusu duyusal yetkinliktir. Gerçekleştirmek istediği de güzel üstünde düşünme sanatıdır. Gerçeklikte ve sanattaki güzelliği incelemekte olan Estetiğin ana konularından birinin sanat olması kaçınılmazdır…
Estetiğin temel problemi güzelin ne olduğu konusudur. Estetik, her ne kadar Baumgarten tarafından bağımsız bir felsefe dalı olarak kurulmuşsa da, “güzel” olana ilişkin sorular ilk Çağ’dan beri yanıtlanmaya çalışılmıştır…
Doğadaki güzellik ile sanattaki güzellik her zaman birbiriyle örtüşmez. Doğadaki iğrenç bir olay sanatta güzel ve estetik olarak ele alınabilir…”
Kitabın Adı : Beyin ve Zihin / 1998
Kitabın Yazarı : Angus Gellatly-Oscar Zarate
Kitap biyolojik bir organ, yani beyin ve onun yaptıkları, yani zihin üzerinedir. Beynin evrimi, coğrafyası, kimyası, kimyası bozuklukları, hormonlar, dil ve dil bozuklukları, duygular, bellek, bilinç, motor hareketlerin sağlanması, dikkat, algı, sinir sistemi ve akıl sağlığı konuları mevcuttur. Ayrıca çeşitli konularda beynin açıklanmasına öncülük etmiş bilim insanlarına ve konularına da yer verilmektedir.
“Kafatasımızın içine istiflenmiş 1,4 kiloluk o elektrikli sünger nasıl oluyor da güzel bir manzaranın karşısında büyülenmemizi sağlıyor …
Sosyal gruplar halinde yaşadıkları için, primatların fiziksel çevre kadar sosyal çevreyle de baş etmeleri gerekir. Sosyal zeka hipotezine göre beyin/zihin evriminin büyük bölümü fiziksel dünyadan çok, sosyal dünyanın karmaşıklığına bir tepki olarak gerçekleşmiştir. Elbette sosyal olmak büyük bir beyin evrimini garantilemez. Karıncalar bu konuda iyi bir örnek teşkil edebilir…”
Paylaş: